8 Mart 2015 Pazar

Haikyuu!! Voleybol ve Anime



Haruichi Furudate' nin aynı isimli mangasından uyarlama olan 25 bölümlük Haikyuu!!, benim 2014 içerisinde Giant Killing ile birlikte izlediğim en iyi spor animelerinden bir tanesi. Giant Killing futbol üzerine, Haikyuu!! ise voleybol üzerine. Üzücüdür ki daha eski bir anime olan Giant Killing' in devam sezonu gelmiyor. Umarım Haikyuu!!' nun ikinci sezonu bir an önce gelir.

Hinata Shoyou, tüm voleybol sevgisine karşı ortaokulda tek kişilik bir voleybol klübünün üyesi olmuş. Yılmadan tek başına çalışmaya devam etmiş, diğer klüplerdeki arkadaşları ara sıra onu kırmamak için ona yardımcı olmuş, sağda solda voleybol ile ilgilenen kimi bulursa onlarla takılıp kendini geliştirmeye çalışmış. Kısa boylu olmasına rağmen bu dezavantajını sıçrama konusundaki beceresiyle kapatmaya çalışmış.

Animenin ana takımı Karasuno Lisesinin voleybol takımı. Eskinin voleybol konusundaki güçlü liselerinden biri olan Karasuno Lisesi, son yıllarda düşüş içinde bulunmakta. Hinata, zamanında etkilendiği oyuncunun lisesini bilinçli olarak seçer. Burada birbirinden farklı hatta çatlak ama ortak bir voleybol sevgisini taşıyan karakterler böylece  buluşmuş olur.




Animenin anlatım dili güzel. Ne olayları dramatize ediyor, ne sıkıcı flashbacklerle insanı boğuyor, ne bir iki karakter üzerine yoğunlaşıyor, ne de ultra süper hareketlere odaklanıyor. (ara sıra fantaziye kaçtığı olmuş olabilir ama tadında hani)



(Animenin ilk açılış parçası Spyair' in "Imagination"' ı )





Sadece voleybol değil ama takım sporlarında yer almış pek çok insanın zamanında yaşadığı ya da hissettiği bazı duyguları güzel ortaya koyuyor. Mesela;

Takımda oynarken, ister mahalle maçı olsun, ister okul takımı, ister amatör klüp düzeyinde çoğu insan maç boyunca sürekli hata yaptıktan sonra moralini ve isteğini kaybeder, kendinden daha iyi biri yerine geçince bir süreliğine oyundan çıkmış olmanın ve o sorumluluktan kurtulmuş olmanın rahatlamasını yaşar. Tıpkı Sugawara gibi.

Sürekli bir engele takılınca bir süre sonra onu aşamayacağını düşünmeye başlar ve o daldan soğur, tıpkı Asahi gibi.

Dışarıdan oyuna girince atmosferin farkını hisseder ve keşke girmeseydim diye bile düşünebilir tıpkı Yamaguchi gibi...

Bunlara ek olarak kritik bir anda servis atmanın stresi, düşünceleri... vs... ve önemli nokta  takım sporlarında takım olabilmek önemlidir.

Haikyuu!! daki pek çok karakter bu tedirginliklerinin, yılgınlıklarının ve kendi başarısızlıklarının gerek kendileri gerek takım arkadaşlarının desteğiyle üstesinden  gelmesi veya buna çabalaması nedeniyle çoğunluktan ayrılıyor. Zaten bas bas bağırıyorlar, oynamak istiyoruz, bir maç daha, bir kere daha topa vurayım diye. Müthiş bir azim ve istek.


Turnuvada kaybeden takımları kısa bir süre içinde öyle bir resmetmişler ki, söze gerek yok. Çok mana içeriyor. Dramatize etmiyor ama sporla ilişiği olsun olmasın insanın kafasından bir sürü düşünce geçiyor.
Bunlar nedeniyle müthiş ciddi ve duygusal bir anime olduğunu düşünmesin kimse :)) Evet altta duygusal ama aynı zamanda çok eğlenceli ve komik. Çoğu bölümde bayağı güldürüyor. Karakterlerin tepkileri, birbirleri arasındaki ilişkiler, kendilerini geliştirmeye çalıştıkları bölümler vs...

Bir kere Karasuno' nun senpaileri can. Böyle tatlı, böyle olgun aynı zaman da bu kadar eğlenceli senpailer az bulunur. Hinata ve Kageyama ayrı bir hikaye zaten. Tsukki ve Yamaguchi bambaşka. Diğer takımlardaki bir kısım karakter de hem eğlenceli hem ilginç.

En merak ettiğim sorunlardan birinin simülasyonunu da yaptı anime. Servis atarken fileye takmak normal ama küçükken  çoğunlukla  takım arkadaşımın kafasına topu yapıştırma olasılığım nedir diye düşünmüşümdür. Ha fileye çok taktım da pasörün ya da o esnada file önünde kim varsa onun kafaya indirimedim topu. Amma  animede yaptılar bunu, hem de Hinata, Kageyama' nın kafasına yapıştırdı topu. Ki Kageyama yani :) Bir maçta insan ne kadar rezilleşebilir, düşebilir, hata yapabilirin cevabını da verdi Hinata aynı bölümde sağolsun.





Tüm karakterleri çok sevdim, çoğunun bir amacı, bir nedeni var. Çoğu takım olabilmenin önemini anlamış veya anlamaya çalışıyor. Ancak en etkileyici karakter olarak kendi adıma Oikawa' yı seçtim. Bunu ne laubali tavırlarına, ne ukalalığına ne de sevimliliğine borçlu. Karakter özellikle son bölümlerde o kısa flashback ve maç esnasında derinleşmiş bana kalırsa. Mücadelesi, hırsı, bunun için kendini nasıl geliştirmeye çalıştığı, takıma nasıl liderlik ettiği vs... ve sonu.

Haikyuu öyle ki maçlar esnasında insan takım tutmuyor. Tabii ki Karasuno' nun galibiyetini istiyoruz içten içe  ama karşı rakipler de güzel resmedildiği için insan en sonunda iyi olan kazansın diyor:)



( Animenin ikinci açılış parçası Sukima Switch' den "Ah Yeah!!") 





Çok saptım, derdimi de anlatamadım ama Haikyuu!! güzel bir anime. Voleyboldan anlamam demeyin gerekli açıklamalar bölüm içlerinde veriliyor zaten. Komik, eğlenceli ve oldukça keyifli bir anime. Tavsiye eden sağolsun.

Bu arada açılış ve kapanış parçaları dikkat çekici, en azından benim için...

İlk açılış parçası Spyair' in İmagination' ı ve Sukima Switch' in "Ah Yeah"' sı dışında kapanış parçalarından bir tanesi de NICO Touches The Walls' dan gelmiş.


(Birinci kapanış parçası "Tenchi Gaeshi (天地ガエシ) / NICO Touches the Walls, canlı versiyon olarak)






Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...