20 Ağustos 2016 Cumartesi

You're All Surrounded - Kore Dizisi





Günlerden bir gün polisiye damarımın kabarması üzerine hadi bir şans vereyim diye başladım bu diziye. Amacım zaman geçirmek biraz da kafamı oyalamaktı başlarken. Uzun zamandır Kore dizisi izlemediğim ya da izlemeyi tercih etmediğim için pek umutlu olmadan başlamıştım You're All Surrounded' ı izlemeye. Öncesinde adı etrafta dolaşan bir kaç diziye başlamış ve bırakmıştım ki aslında bu konuda çok disiplinli olan beni bile bu durum şaşırtmıştı. Ya artık ben bu dizilerden pek zevk almıyordum ya klişeler içinde yüzüyorlardı ya da etkileyicilikten uzaklardı bilemiyorum. Ancak 2014 yapımı olan bu diziye başladıktan sonra kendimi bölüm üzerine bölüm izlerken buldum. Benim açımdan son zamanlarda izlediğim en iyi Kore dizisiydi You're All Surrounded.



Her ne kadar polisiye olsa da içinde aksiyon, mizah, eleştiri, gizem, suç, dram ve romantizm öğelerini çok tadında ve dengeli bir şekilde barındırıyor. Oyuncu kadrosunun iyi performansı ve kurgunun 20 bölüm içine, insanı süründürmeden, derli toplu ve sonunu getirir bir şekilde yayılması da sürükleyiciliği getiriyor.


Hikaye Gangnam Polis Teşkilatına atanan 4 yeni dedektifin işe başlamasıyla başlıyor. Ekibin tümünün yeni üyelerden oluşması gibi radikal bir karar  ve efsanevi dedektif olarak adlandırılan Seo Pan -Seok' un altına verilmesi zaten etrafta ve özellikle basında büyük yankı uyandırıyor. Bu daha fazla stres demek. Seo Pan- Seok ( Cha Seung- Won) zaten bu karar karşı, bu nedenle bu 4 gence karşı negatif tutum içerisinde ki adamcağızın tek derdi bu veletler de değil. Ayrıca ekibin içerisinde 11 yıl önce işlenen bir cinayetin mağdurlarından biri  bulunuyor ve  zamanında soruşturmanın başında olan Seo Pan Seok' un bundan haberi yok. Olaylar bundan sonra gelişerek devam ediyor.
Dizi daha ilk sahnesinde hoş ve eğlenceli bir giriş yapıyor ve ilk bölümü ele alışı ile birlikte insanı içine çekiveriyor. Bu arada ilk bölümdeki müzik seçimleri ayrıca hoş. Yine ilk bölümde oppacı kızların emniyet içindeki etkileri gözlemlenebilir :P




Ekip Lideri Seo Pan Seok karakteri kendi çizgisi ile geçmişi ile duruşu ile diziye çok fazla tat katıyor. Karakterin bu başarısının ardında Cha Seung Won' un  başarılı performansının büyük etkisi var. Bu dizide hem karakterin genel tepkileri hem de diğerleriyle ilişkileri eğlendirici, üzücü, düşündürücü vs... En eğlenceli noktalarından bir tanesi ekip üyeleri hakkında yaptığı yorumlar ve ardından delicesine gülmesi olsa gerek. Doğal olarak başta - çeşitli nedenlerden - istemediği çocuklara olan toleransı, çocukların çabaları, onları değerlendirmesi ve aslında iyi kalpliliği diziye keyif katıyor.

Garibimin "Ne biçim elemanlarım  var!!" diye yakınması da eğlenceli aslında. "Biri benden nefret ediyor, diğerinin eski karımda gözü var vs... " Ancak bunları olgunlukla halletmeye çalışması takdire şayan.


Bulunduğu yere atanan diğer ekip lideri Kim- Sa Kyung ile olan ilişkisi hem iç acıtan, hem geliştikçe iç ısıtan izlemesi keyifli bir ilişki.




Benzer şekilde Dae-Gu ile olan nefret ilişkisi, zaman zaman çocuk gibi inatlaşmaları ancak bazen - özellikle kadınlar konusunda- hem fikir olabilmeleri ve daha nicesi diziyi inanılmaz zevkli kılıyor.





Eun Dae Gu (Lee Seung Gi) Aslında dizinin ana karakteri diyebiliriz Dae Gu için. Her ne kadar soğuk, toleranssız, insanlardan uzak durmaya çalışan, intikam ateşi ile içten içe yanan biri olarak gözükse de karakterin anlatımı ve gelişim çizgisi başarılı. Diziyi başarılı yapan noktalardan bir tanesi bu. Çocukluk hali de bir o kadar tamamlayıcı. Lee Seung Gi' nin de hakkını vermek lazım. Performansı oldukça başarılı.



Eo Soo Sun (Go Ara) Eo Soo Sun karakterine bayıldım ben. Azimli, sakar, çok parlak değil ama yaptığı işe inancı tam, enerjik, kendi ayakları üzerinde sonuna kadar durmaya çalışan ve kendini acındırmaktan uzak. Hafif anaçlığı ile ekibin ekip olmasındaki  etkisi büyük. En önemlisi içindeki  adalet duygusu. Gençliğinde erkek kardeşi kız arkadaşını aldattı diye kardeşi ve yeni kız arkadaşıyla kavga çıkarmaktan bile çekinmeyecek biri. Doğallığı, zaman zaman şapşallığı ve güçlülüğü ile izlemesi keyifli bir karakter ve Go Ara başarılı  ve sempatik bir şekilde işi götürmüş.







Park Tae II (Ahn Jae Hyeon) Ekibin gizemli karakterlerinden. Aslında bunun aksine açık bir insan. Mükemmel insan karakterine yakın bir çizgi gösteriyor. Takdir etmemek elde değil.




Ji Gook  (Park Jung Min) Ekibin en tatlı elemanı. Trafik polisi kontenjanı dolduğu için Gangnam' da dedektif olayım bari diyen Ji Gook, ekibe renk katıyor.


Bunun dışında takım şefi Lee Eung Do (Sung Ji Ru ) her ekibe lazım babacan bir karakter ancak nüfus planlamacılarının pek hoşlanmayacağı biri olabilir.


Eh bu Takım 3, dizideki olayların merkezi. Durum böyle olunca diğerleri tarafından dizi gibi takım olarak adlandırılmaları, üzerlerinde bir nevi kurşun dökme olayına girilmesini falan gülerek izliyorsunuz.

Diziyi güzel yapan noktalar ne diye sorarsanız daha önce dediğim gibi sürükleyiciliği, derli toplu oluşunu tekrarlarım. Bunun dışında içinde pek çok öğeyi barındırmasına rağmen ne  komediye dönüşüyor, ne dramın dibine vuruyor ( zaman zaman izleyene göre gözler dolabilir). Gizem ve merak unsurunu sürdürüyor.


Romantizm adına da noktalar var ki ben bu unsurdan hiç hazzetmeyen biri olarak Dae Gu- Eoo Soo ilişkisinden etkilendim. O kadar tatlı ve hoş anlatılmış ki ardındaki derinliği, önemi de rahatça aktarıyor aynı zamanda bu ikisi oldukça eğlenceli olmayı da başarabiliyor. Çocukluklarında da ilişkileri normal dışı zaten. Özellikle Dae Gu' nun duygularının anlatılışı etkileyici. Dae Gu' nun dizi boyunca ilk kez saçma bir şekilde Eo Soo' nun gençlikten gelen dansına içtenlikle gülebilmesi ( ki yalnız tuvalete gidemediği için kızı yanına almıştı), Ondan aldığı destek gibi noktaların sahnelerle aktarımı etkileyici kılmış bunu.

Her ne kadar amacı bu olmasa da sisteme ve bunun içindeki yozlaşmış insanlara yapılan göndermeler. diğer bir unsur.


Dizide kimse saf kötü değil. Belki bir kişi hariç. Herkesin bir nedenselliği var tabii ama dizideki çoğunun (istisnalar hariç)nedensellikleri de boş beleş değil aslında. Misal,  Kang Seok Soon ( Seo Yi Sook ). Bu kadına ne tam anlamıyla kızabiliyor insan ne de saf, temiz diyebiliyor. Buna rağmen tüm hatalarına karşın kendi amaç çizgisini ve mesleğinin etiğini elinden geldiğince korumaya çalışıyor ve hatalarını telafi yoluna gitmek için çabalıyor.


Karakterler, birbiri ile uyumsuzluklarının içinde uyum yakalamayı başarabiliyor ve oyunculuklar başarılı.

Bunun dışında dizinin verdiği bir mesaj daha var. Sizin için değerli biriyle ilk buluştuğunuz yeri unutmayın. Bu önemli!

Uzun zamandır dizi izlememiş olan bana çok keyifli geldi You're All Surrounded. Hala izlememiş olan ve izleyecek bir şeyler arayan varsa tavsiye ederim. Kendi adıma çok başarılı bir seçim yapmışım, kendimi tebrik ettim. Şimdi benzer ayarda keyif verici bir dizi bulamamanın acısını yaşayacağım bir süre.



2 yorum:

Paul Muad-Dib dedi ki...

missing noir m'i izlemiş miydin? benim şimdiye kadar izlediğim en iyi kore polisiyesi galiba. tavsiye ederim.
bu diziyi izlemeye vizyondayken başlamıştım ama ben çok ne bileyim acip bir insan olduğumdan hevesin merakım kaçıyor, dokuzuncu bölümde bırakmıştım. aslında eğleniyordum ama işte. şimdi bu yazıyı okuyunca şöyle bir bitirsem mi diye düşünmedim değil ama elimde çok yarım dizi var. :(

Tawannanna dedi ki...

hayır izlemedim, elimde şu an bir alternatif yokken hemen öncelik verebilirim :))

bazen oluyor, insanın ruhsal durumu bile bir şeyi değerlendirmesini etkiliyor. Ben yokluktan çıkıp bu diziyi bulduğum için değerlendirme nesnelliğim biraz etkilenmiş olabilir. ilginç şekilde ben de bir sürü yarım dizi bıraktım ( genellikle yapmam, eziyet çekerim ama bitiririm) sanırım tamamlamayacağım hiçbirini ^^

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...