12 Mart 2017 Pazar

HWARANG - Kore Dizisi: Maksat Biraz Gözler Şenlensin







Hwarang, 2016-2017 yapımlarından  20 bölümlük  bir Kore dizisi. Hwarang' a başlamadan önce biraz yoğun ve sıkıntılı bir dönemdeydim. Tek amacım izlerken eğleneceğim, kafamı yormayacak, tatlı ve ağır olmayan hafif bir şeyler izlemekti. Hwarang' ın ne olduğu hakkında fikrim vardı (En büyük Hwarang Alchon tabii :P), belki dizi beni içine çeker, kadrosundan dolayı gözüm gönlüm açılır ve diziyi izlerken diğer düşünceleri kafamdan atarım diye Hwarang' a başladım. Sonuç mu? Evet, dizi bu konuda çok başarılı oldu.



Çoğunluk izlemiştir sanırım o nedenle konuya falan değinmeyeceğim. Açıklama  kısmına bakmamıştım pek fazla, ciddi ve tarihi bir dizi bekliyordum (ve umarım böyle değildir diyordum içimden zira kaldıramayacaktım) beklediğimden daha farklı çıktı. Dediğim gibi ilk bölüm eğlenceli ve renkli görünüyordu. Geçişler ve efektleri beğenmiştim. Dizi "çok ciddiye alınacak bir yapım değilim, izle ve keyfine bak" diye bağırıyordu. Bu sayede ikinci bölüme geçtim ve sonra devamı geldi.



Zamanında, tahtını oğluna devretmek istemeyen (kendine göre nedenleri olabilir) bir kraliçe anne Hwarang adı verilen, Silla' nın asilzade ve devlet görevlilerinin oğullarından oluşacak bir yapı kurmak istiyor. Buraya dahil edilmenin en önemli kuralı güzel olmak hahaha. Çok akıllıca, bu noktada kraliçeyi takdir ediyorum. Sözde burayı, yıllardır sakladığı bu nedenle yüzü bilinmeyen oğluna verecek ve oğlu kullanacak... İşte böylece, Hwarang kuruluyor, güzel güzel çocuklar bu kuruma dahil oluyorlar, çoğunluk izlemiştir o nedenle konuya devam etme gereği duymuyorum.



Şimdi başlayayım geyik yapmaya o zaman ama spoiler içerebilir.





Sun Woo (Park Seo Joon) dizinin ana karakterlerinden bir tanesi. Gerçekten karizmatik bir karakter olmakla birlikte dizinin çoğunluğunda sadece belli birinin değil sanki herkesin abisiymiş gibi takılması da ayrı bir hoşluk. Park Seo Joon' un performansını da beğendim ben.





A-Ro ile ilişkileri de güzel ve hoştu. Ben ki böyle şeyleri sevmem gerçi ama bu dizi için bunu es geçiyorum.







A- Ro ( Go Ara ) Çok ağlıyor görünüyor ama dizinin bir kısmında ağlıyor zaten. Kızcağızın hakkını yemeyeyim gerçi ama çok ağladı yahu!!  Neyse, bunu yanında iyi ki aman da arada kaldım ayağına yatmadı, sonuna kadar tercihi tek bir kişi oldu. Bakın bu konuda takdir etmek lazım.






Ji Dwi (Park Hyun Sik) Bu çocuğu çok üzdünüz, çok itip kaktınız ama...  :(   Neyse sonu güzel bağlandı ama alışık değil çocuk yapmayın :) Ji Dwi, güzel bir karakter olmuş.

Park Hyun Sik' in performansı bana kalırsa başarılıydı, valla etkilendim ben. Takdir ettim.








Ayrıca çocuğun yüzü güzel ama uzun siyah saçlarla bambaşka bir şey olmuş. Bu yönden de takdir ediyorum, daha genç olsam daha çok  takdir ederdim.

Dizinin güzel noktalarından bir tanesi - bilinçli olmayabilir doğal olarak - benim için Park Hyun Sik ile Park Seo Joon' un performanslarındaki tezattı. Tezat derken ikisi de iyiydi ancak karakterleri ortaya  koyma şekillerindeki farklılık çok tatlı yapmış olayı.






(Dizinin ost' u çok güzel. Aralarında seçim yapmak çok zor ama benim için ilk sırayı bu parça aldı.)






Sung Dong II  :  Bu adam dizinin en eğlenceli karakteri olabilir. Ben eğlendim şahsen. Kırıklıkla- ciddiyet arasında çok hoş geçişler yapıyor.






Pa Oh


Bu amca da dizideki en eğlenceli ve tatlı karakter olabilir. Ayrıca yirmi iki yaşında. Yanlış olmasın ^^







                                                           Soo Ho - Minho

Çok eğlenceli. Karakter Minho' nun üzerine güzel oturmuş. Ayrıca gülmek çok yakışıyor Soo Ho' ya ^^





Ban Ryu 

Dizideki esas  acıların çocuğu Ban Ryu'dur ( Do Ji Han ). Neyse ki O' nun da yüzünü güldüren biri çıktı.




Ve şu ikisi, dizinin en tatlı en şirin detayı bence. Az sahne ama çok tatlılar. Ben bayıldım.




Dizinin en gereksizi; prenses Sookmyung ( Seo Ye-Ji ). Gerçekten gereksiz, girişi anlamsız, çıkışı yok zaten.




(Ost içindeki ikincim bu )



Dizide ilk bölümlerde ortamı/atmosferi güzel kurmuşlar.  Modern tatlar katmışlar. Bir çeşit disko bile yapmışlar, daha ne yapsınlar :P Ayrıca anlıyoruz ki kopya çekmek tarihin en eski dönemlerinden günümüze gelen bir miras ancak yöntemler günümüzde biraz daha geliştirilmeli.

Dizinin ost' u çok iyi ayrıca dizideki davul sahnesi pek bir estetik.


Diziyi sevdiğim için böyle konuşuyorum yoksa dizinin çok iyi olduğu düşünülmesin. Güzel başlıyor sonra biraz sapıtıyor. Zevk almanın koşulu öyle çok mantık aramayacaksınız. Oyuncu kadrosu güzel denk gelmiş, onlar izletiyor, müzikler güzel. Yalnız sonunu  tatlı bir şekilde bağlamasalar, bu pembe masalcılıktan aniden ciddiyete ve gerçekliğe dönselerdi fena bozuşurduk. İyi ki dizi ne olduğunu anladı da böyle bir hayata düşmedi.




( Benim 3. sıramda bu yer alıyor. Park Seo Joon yorumu da güzel ama bu hali bir adım daha önde)


Dizi ile ilgili iki sorum var yalnız. Bilenler varsa cevap vermelerini rica edeceğim.


1- Dizinin sonunda Soo Ho' ya ne oldu. Son sahnelerde yoktu sanki?

2 - Minnoşu  (Han Sung- Kim Tae Hyung) niye öldürdünüz, amacınız neydi? Hiç gerekli değildi ölümü, dram falan mı katalım dediler anlamadım. Havada kalmış sanki...



İşte böyle... Sonuç olarak Hwarang iyi bir dizi olmasa bile bana istediğimi verdi. İzlerken eğlendim, zaman zaman güldüm, beynim düşüncelerden arındı. Aradığım "light" ve eğlenceli diziyi bulmuş oldum. Haa, keşke senaryo ara sıra boşluğa düşmek yerine biraz daha Hwarang evine odaklansaydı, bizim de gözümüz gönlümüz açılsaydı kötü mü olurdu :P Finali ile de üzmedi.


Şimdi benzer şekilde, kafamı oyalayacak ve beni eğlendirecek neşeli bir başka diziye ihtiyacım var. Arama mode-on.


Bonus zamanı:



6 yorum:

KİTAP EYLEMİ dedi ki...

çok zamandır kore dizileri ile aram yok ama olsun biraz sıkılır biraz özlerim ki ben , özlediğim zamanlar için kenarda dursun :D

Tawannanna dedi ki...

ara verip biraz özlemek lazım gerçekten ^^ tam acil durumlar için stokta tutulabilecek dizilerden biri bu :))

Saliha Nur Turhan dedi ki...

Ya ben sevemedim bir türlü bu diziyi , 2 bölüm izledim sonra devam edemedim , sanırım ben ciddi bir tarihi dizi sevdiğim için sevemedim . Konuşmalar eski dil gibi değildi en çok ona taktım ben :D Go Ara'ı normalde severim ben ama bu dizide çok kasıntıydı bence . Birde kraliçe kadar kötü bir oyuncu görmedim ben sanki flash tv oyuncusuydu , diziyi yarım bırakmamım en büyük nedeni o kraliçe , benim için yılın en kötü oyuncusuydu .
Bişey diycem shopping king louie izledin mi o da çok güzel çerezlik bir dizi :D

Tawannanna dedi ki...

ahahahahah Kraliçe yorumu çok iyi :D Go Ara çoğunlukla ağladığı ve baktığı için kasıntılık üzerine inmiştir yine de dizi içinde idare ederdi sanki. Olabilir, bu dizi gerçekten böyle hafif, bir yerden sonra daldan dala atlayan sonra toparlayan, renkli falan bir dizi öyle ciddi bir tarihi diziden çok uzak.

Shopping King Louie' yi izlemedim. Aklımdan Signal veya Voice vardı ancak ikisini de kaldıramayacağım bu aralar. Shopping King çerezlik diyorsun, ona başlayacağım o zaman ^^

Saliha Nur Turhan dedi ki...

Voice bende çok merak ediyorum ama bende pek bu sıralar kaldıramıycam gibi bir de çevirileri bitmedi daha ben şimdi weightlifting fiary kim bok joo 'u izliyorum dört bölümü hemen izledim çok tatlı tam çerezlik louie 'i sevmezsen ona bak olmazsa ^^

Tawannanna dedi ki...

O da olabilir bak, shopping king' e başladım. şimdilik iyi gidiyor ama ileride tıkanırsam weightlifting fairy' e dönerim :) ama not aldım, shopping king bitsin, böyle çerezlik bir dizi istediğimde canım onu izleyeceğim, ayy tüm bu öneriler için teşekkürler ^^

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...